







Yaşama destek verir...

Copyright 1993-2009 Newlife Medikal & Yaşam Destek Sistemleri—by hiergin
NEWLİFE MEDİKAL & YAŞAM DESTEK SİSTEMLERİ

NewLife Sağlık Bilgi Köşesi
Hastalar
hemen hemen bütün vakitlerini yatakta geçirdiklerinden, yatağının rahat ve muntazam yapılmış olması şarttır. Hastanın
temiz ve düzgün bir yatakta yatması rahatsızlığını yarı yarıya azaltır; hiç
olmazsa hafifletir. Bu bakımdan hastabakıcıların iyi ve muntazam yatak yapmasını
gayet iyi bilmeleri gerekir.
Yatak çarşafı ve yastık yüzlerinin daima
temiz olmaları lâzımdır ve imkan nispetinde sık sık değiştirilmelidir. Yarım
saat yatılmış bir yatağın dahi, yeni bir hasta için hazırlanırken çarşafları
değiştirilir. Zira bu husus birçok bakımlardan önemlidir. Mikroplu olması en
başta gelen kötü ihtimaldir. Yatakların daima düzgün olması için her sabah
yeniden yapıldığı gibi; icabında bu iş günün bazı zamanlarında da tekrarlanır.
Bunun için yatağın bütün çarşaf ve battaniyeleri ile yastıkları ya karyola yanındaki bir sandalye üzerine
veya başka bir yatak üzerine konur ve yalnız yatağın kendisi
kalır.
Evvela büyük çarşaf, bütün kenarları eşit miktarda sarkacak
şekilde yatağın üzerine yayılır. Çarşafın baş ve ayakucu, çarşaf gerilerek
yatağın altına sokulur. Bu suretle çarşaf gergin bir şekilde yatağın üzerine
serilmiştir. Yatağın üzerinde hiç kırışık kalmasın diye ayrıca çarşafın yan
kenarları da yatağın altına sıkıca sokulmalıdır.
Hasta, yatak içersinde
sağına ve soluna dönerken çarşafın kırışmaması için yan kenarlarının, baş ve
ayak uçlarındaki köşelerinin ya emniyet iğnesi ile tutturulması veya iki ucun
düğümlenmesi lâzımdır.
Şimdi sıra battaniye ve nevresimin hazırlanmasına
gelmiştir:
Nevresim iki köşesi delik bir torbaya benzer. Eller bu deliklerden
sokularak battaniyenin uçları tutulur ve silkmek suretiyle nevresim battaniyeye
geçirilir.
Nevresim yorgan çarşafı vazifesi görür. Hazırlanan bu
nevresimli battaniye, yan kenarları her taraftan eşit miktarda sarkacak şekilde
yatağın üzerine serilir ve yan kenarları kendi içlerine kıvrılır. Bu kıvrıntının
yatağın yan kenarı ile aynı doğrultuda olması lâzımdır. Nevresimli battaniye
ayakucundan kendi doğrultusunda çekilir ve karyola ayaklığına bırakılır. Daha
sonra Kıvrılarak yatağın altına sıkıştırılır. Bu suretle hem battaniyenin yere
düşmemesi hem de hasta uykuda iken üstünün açılmaması sağlanmış
olur.
Yastıkların kılıfı da takılarak, yastıklar yerine yerleştirilir ve
böylece düzgün ve rahat bir yatak hazırlanmış olur.
Hasta yatağına yatmayacaksa
veya sabah vizitelerinde olduğu gibi sadece yatak üzerinde oturacaksa, battaniye
üçe katlanarak bozulmadan ayakucunda muhafaza edilebilir.
Hasta Yatağının Yapılması, Evde Hasta Bakımı
Hasta Çocuğa Evde Nasıl Bakılır?
Sevgi,
ilgi ve özenli bir bakım genellikle hasta çocuğunuzun şikâyetlerine doktorun
yazabileceği bütün ilaçlardan daha fazla deva olur. Telaşlı bir koşturma caya
kapılmayın, gereğinden fazla endişe etmevin. Kendini güvende hissetmesi için,
çocuğunuza karşı kendine güvenli ve sakin bir tavır sergileyin.
HASTA
ÇOCUĞUN ODASI
> Süt çocukları ve küçük çocukların sizin yanınızda olması
iyidir, onları örneğin arabalarının içine yatırabilirsiniz. Oturma odasındaki
çekyatı da hasta yatağı
olarak kullanabilirsiniz. Pek çok çocuğa, gün boyu anne babalarının
yatağında yatmak iyi gelir. Ama gece olunca çocuk yine kendi yatağına gider ya
da anne babadan biri çocuk odasına taşınır.
> Çocuğunuzu yatak
istirahatına zorlamayın, bırakın yatma kararını kendi versin. Kendini gerçekten
kötü hissediyorsa, zaten yatakta kalıp uyuklamak isteyecektir.
>
Çocuğunuz, ateşi olmasına rağmen keyfi yerindeyse evin içinde kaldığı sürece ayağa kalkıp oynayabilir. Ancak
çocuğunuzun cereyanda kalmamasına ve üşümemesine dikkat edin. Ama doktorunuz
çocuğa yatak istirahatı vermişse, onun sözüne uymalısınız. Ateşi olan bir çocuk
üşümekten çok pişer, o yüzden hasta odası fazla sıcak olmamalıdır: Gündüzleri
18°C, geceleri de 15°C ideal sıcaklıklardır.
> Önemli olan çocuğun bol bol
temiz hava almasıdır, temiz hava metabolizmayı canlandırır ve çocuğun iyi
uyumasını sağlar.
> O nedenle özellikle de sabah akşam kışın da en az on
dakika odayı havalandırın.
> Yazın camları açık bırakabilirsiniz. Odayı
havalandırırken, çocuğunuzun üstünün örtülü olmasına ve cereyanda kalmamasına
dikkat edin ya da çocuğunuzun banyoda geçirdiği zamandan faydalanın. Kışın ancak
hasta çocuğunuzun sıkı sıkı üstünü örttüğünü gördüğünüzde odayı ısıtın.
>
Kuru hava küçük hastanızın mukoza dokusunu tahriş eder. Fakat odaya
yerleştireceğiniz bir hava nemlendirici de bakterileri havanın içinde oradan
oraya savurabilir.
> En iyisi bir çamaşır kurutma askısına nemli bezler
asmak, kurudukça bunları ıslatmak olacaktır.
> Hasta odasının temizliğine
özellikle dikkat etmelisiniz: Mobilyaları, odadaki eşyaları ve yerleri sık sık suyla silin
ve halıları elektrik süpürgesiyle temizleyin. Çocuğunuzla ilgilenmeden önce ve
ilgilendikten sonra ellerinizi iyice yıkayın.
> Çocuğunuz hastalığını
diğer çocuklara bulaştırabilir mi?
Kuluçka süresi, yani hastalığın
bulaşmasından kendini göstermesine kadar geçen süre, genellikle birkaç günle
birkaç hafta arasında olabilir. Kuluçka süresinin sonlarına doğru çocuğunuz hâlâ
tamamen sağlıklı bir görünüm sergilerken
diğer çocuklara da hastalık bulaştırmaya başlayabilir. O nedenle, hasta
çocuğun kardeşleriyle paylaştığı odadan taşınması gereksizdir; bu önlem
genellikle hastalığın bulaşmasını engellemez. Bir çocuğa hastalığın bulaşıp
bulaşmaması bağışıklık sisteminin ne kadar güçlü olduğuna ve daha önce bu
hastalığı geçirip geçirmediğine bağlıdır. Özellikle yüksek ateşi varsa,
çocuğunuzu kışın gezmeye çıkacakmış gibi sarıp sarmalamanıza gerek yoktur.
Çocuğunuz yataktan çıkmak istediğinde, pijamasının üstüne bir kazak ve ayağına
çorap giydirmeniz yetecektir.
>Hasta yatağıyla ilgili
ipuçları:
> Yatağın her zaman kuru ve temiz olmasına dikkat edin. Hele
üstünde yemek kırıntıları varsa ya da yatak takımları terden ıslanmışsa, yatak
örtülerini ve çarşaflan olabildiğince sık değiştirmek iyi olacaktır. Çocuğunuz
temiz örtü ve çarşaflarla kendini daha iyi hissedecektir.
> Kışın bile
çocuğunuzu örtüler altına gömmemelisiniz. Hafif bir kuştüyü ya da yün örtü
yeterlidir. Yatak takımları keten ya da pamuklu olmalıdır: En azından 60°C' de
yıkanabilir olmaları gerekir.
> Çocuğunuz kustuğunda yatakta kalabilmesi
için, yatağın yanma içinde biraz su olan bir leğen koyun.
> Çocuğunuz ağır
hastaysa, yatağın altında bir lazımlık bulundurarak, onu tuvalete gitmekten
kurtarın.
* YEME İÇME
Hasta çocuk, üstelik bir de ateşi varsa, pek bir
şey yemek istemez. Çocuğunuzu yemek yemeye zorlamayın zaten az hareket ettiği
için kalori gereksinimi de azalacaktır. Yemekler arasında seçim yapmasına izin
verin, örneğin pilav, patates ya da makarna arasından birini seçebilir.
Yemekleri biraz süsleyin, hayal gücünüzü zorlayın. Hasta çocuklar için en iyisi
az yağlı, karbonhidratlar açısından zengin yiyeceklerdir. Uygun yiyecekler
örneğin sebze ya da meyve püresi, komposto, tavuk jambonuyla tost ekmeği ya da
az yağlı et suyunun yanında pilav olabilir. Yeşil elma gibi ekşi meyveler,
galeta gibi unlu mamuller, peksimet ve çubuk kraker aynı zamanda ağzın içini de
temizler. Günde üç büyük öğün yerine, beş küçük öğün verin. Bu, hasta süt
çocukları için de geçerlidir.
Çocuğunuz hiçbir şey yemek istemiyorsa,
hafif tatlandırılmış çay ya da şekersiz meyve sularıyla kalori gereksinimini
karşılayabilirsiniz. Hasta çocuğunuzun yemesinden çok, içmesi önemlidir. Ateş
yükseldiğinde bedendeki sıvılar daha fazla buharlaşarak havaya karışır ve cilt
yoluyla daha fazla mineral ve tuzlar atılır. Kaybedilen sıvıları geri kazanmak
için özellikle hafif çaylar, sulandırılmış meyve suları ya da yağsız et suyu
uygundur. Sıcak içecekleri bir termosta saklayabilirsiniz. Lütfen hasta
çocuğunuza verdiğiniz içecekler buz gibi soğuk değil oda sıcaklığında olsun ki
midesini üşütmesin. Çocuğunuz üç yaşından büyükse, içecekleri ulaşabileceği bir
yere, örneğin komodinin üstüne koyun. Süt çocuğunuzu her zamankinden daha sık
emzirin ve küçük çocuklara bitki çayı konmuş biberonlarını daha sık verin. Bazı
hastalıklarda doktor belli bir rejime uymanızı isteyebilir. Çocuğunuz bu rejime
uymayı reddediyorsa, doktorunuzla olası seçenekleri görüşün.
* GÜNLÜK
VÜCUT BAKIMI
Hasta çocuğunuzu günde bir kere tepeden tırnağa
temizlemelisiniz. Böylece hem çocuğunuz kendini tazelenmiş hisseder, hem de
zayıflayan metabolizması harekete geçer. Yataktaki çocuğunuzun altına bir havlu
serin, bir lifi ılık suyla (yaklaşık 25CC) ıslatın ve çocuğunuzu lifle güzelce
silin. Koltukaltlarım, kasık bölgesini ve boynunu özellikle dikkatli
temizlemelisiniz. Daha sonra küçük hastanızı özenle kurutun.
Çocuğunuz bir
haftadan daha uzun bir süreden beri hastaysa sadece o zaman banyo yapması
gerekir. Su sıcaklığı 35 ila 37°C arasında olmalı, su ancak beline kadar gelmeli
ve banyo beş dakikadan uzun sürmemelidir.
Dişlerin düzenli olarak
fırçalanması özellikle önemlidir, çünkü hasta çocukların genellikle ağızları
kurur ve dillerinde pas olur. Çocuğunuz dişlerini fırçalamak istemiyorsa, ona
ekşi elma ve çubuk kraker verin. Süt çocuklarının sulandırılmış adaçayı içmeleri
de işe yarar. Ağız kuruluğuna karşı en iyi ilaç bol bol bir şeyler içmektir.
İlkyardım önlemi olarak çocuğunuzun ağzını nemli bir bezle silebilir ya da
emmesi için portakal dilimleri verebilirsiniz. Kuru ve çatlamış dudakları dudak
merhemi ya da eczaneden alabileceğiniz yumuşak vazelinle
kremleyebilirsiniz.
"ÇOK SIKILDIM..."
Çocuğunuz iyileşmeye başlayınca,
oynamak ve oyalandırılmak ister. Hayal gücünüzü sınırlamayın. Büyük bir tepsinin
altına iki küçük tencereyi ters çevirip koyarak bir oyun masası yapın. Kâğıt ve
renkli kalemler, lego parçaları, içinden resimler kesebileceği reklam broşürleri
bir çocuğu saatlerce oyalayabilir. Kitap okumak ya da CD dinlemek, televizyon
seyretmenin aksine, çocuğunuzun hayal gücünü canlandırır.
Bulaşma tehlikesi
geçtikten sonra arkadaşlarının hasta ziyaretine gelmesine izin verebilirsiniz.
Bu ziyaretler sağlıklı çocuklar için de önemlidir: Hastalığın yaşamın bir
parçası olduğunu öğrenirler. Komplikasyonsuz geçen bir grip enfeksiyonundan
sonra, ateşsiz geçen bir günün ardından çocuğunuz okula gidebilir. Ana okulu
çocukları iki gün daha evde kalsalar iyi olur. Daha uzun süren ve kronik
hastalıklarda lütfen doktorunuza danışarak, çocuğunuzun ne zaman dışarı
çıkabileceğini öğrenin.
Evde Hasta Bakımı İçin Genel Bilgiler
Sevgi,
ilgi ve özenli bir bakım genellikle hasta çocuğunuzun şikâyetlerine doktorun
yazabileceği bütün ilaçlardan daha fazla deva olur. Telaşlı bir koşturma caya
kapılmayın, gereğinden fazla endişe etmevin. Kendini güvende hissetmesi için,
çocuğunuza karşı kendine güvenli ve sakin bir tavır sergileyin.
HASTA
ÇOCUĞUN ODASI
> Süt çocukları ve küçük çocukların sizin yanınızda olması
iyidir, onları örneğin arabalarının içine yatırabilirsiniz. Oturma odasındaki
çekyatı da hasta yatağı
olarak kullanabilirsiniz. Pek çok çocuğa, gün boyu anne babalarının
yatağında yatmak iyi gelir. Ama gece olunca çocuk yine kendi yatağına gider ya
da anne babadan biri çocuk odasına taşınır.
> Çocuğunuzu yatak
istirahatına zorlamayın, bırakın yatma kararını kendi versin. Kendini gerçekten
kötü hissediyorsa, zaten yatakta kalıp uyuklamak isteyecektir.
>
Çocuğunuz, ateşi olmasına rağmen keyfi yerindeyse evin içinde kaldığı sürece ayağa kalkıp oynayabilir. Ancak
çocuğunuzun cereyanda kalmamasına ve üşümemesine dikkat edin. Ama doktorunuz
çocuğa yatak istirahatı vermişse, onun sözüne uymalısınız. Ateşi olan bir çocuk
üşümekten çok pişer, o yüzden hasta odası fazla sıcak olmamalıdır: Gündüzleri
18°C, geceleri de 15°C ideal sıcaklıklardır.
> Önemli olan çocuğun bol bol
temiz hava almasıdır, temiz hava metabolizmayı canlandırır ve çocuğun iyi
uyumasını sağlar.
> O nedenle özellikle de sabah akşam kışın da en az on
dakika odayı havalandırın.
> Yazın camları açık bırakabilirsiniz. Odayı
havalandırırken, çocuğunuzun üstünün örtülü olmasına ve cereyanda kalmamasına
dikkat edin ya da çocuğunuzun banyoda geçirdiği zamandan faydalanın. Kışın ancak
hasta çocuğunuzun sıkı sıkı üstünü örttüğünü gördüğünüzde odayı ısıtın.
>
Kuru hava küçük hastanızın mukoza dokusunu tahriş eder. Fakat odaya
yerleştireceğiniz bir hava nemlendirici de bakterileri havanın içinde oradan
oraya savurabilir.
> En iyisi bir çamaşır kurutma askısına nemli bezler
asmak, kurudukça bunları ıslatmak olacaktır.
> Hasta odasının temizliğine
özellikle dikkat etmelisiniz: Mobilyaları, odadaki eşyaları ve yerleri sık sık
suyla silin ve halıları elektrik süpürgesiyle temizleyin. Çocuğunuzla
ilgilenmeden önce ve ilgilendikten sonra ellerinizi iyice yıkayın.
>
Çocuğunuz hastalığını diğer çocuklara bulaştırabilir mi?
Kuluçka süresi, yani
hastalığın bulaşmasından kendini göstermesine kadar geçen süre, genellikle
birkaç günle birkaç hafta arasında olabilir. Kuluçka süresinin sonlarına doğru
çocuğunuz hâlâ tamamen sağlıklı bir görünüm sergilerken diğer çocuklara da hastalık bulaştırmaya
başlayabilir. O nedenle, hasta çocuğun kardeşleriyle paylaştığı odadan taşınması
gereksizdir; bu önlem genellikle hastalığın bulaşmasını engellemez. Bir çocuğa
hastalığın bulaşıp bulaşmaması bağışıklık sisteminin ne kadar güçlü olduğuna ve
daha önce bu hastalığı geçirip geçirmediğine bağlıdır. Özellikle yüksek ateşi
varsa, çocuğunuzu kışın gezmeye çıkacakmış gibi sarıp sarmalamanıza gerek
yoktur. Çocuğunuz yataktan çıkmak istediğinde, pijamasının üstüne bir kazak ve
ayağına çorap giydirmeniz yetecektir.
>Hasta yatağıyla ilgili
ipuçları:
> Yatağın her zaman kuru ve temiz olmasına dikkat edin. Hele
üstünde yemek kırıntıları varsa ya da yatak takımları terden ıslanmışsa, yatak
örtülerini ve çarşaflan olabildiğince sık değiştirmek iyi olacaktır. Çocuğunuz
temiz örtü ve çarşaflarla kendini daha iyi hissedecektir.
> Kışın bile
çocuğunuzu örtüler altına gömmemelisiniz. Hafif bir kuştüyü ya da yün örtü
yeterlidir. Yatak takımları keten ya da pamuklu olmalıdır: En azından 60°C' de
yıkanabilir olmaları gerekir.
> Çocuğunuz kustuğunda yatakta kalabilmesi
için, yatağın yanma içinde biraz su olan bir leğen koyun.
> Çocuğunuz ağır
hastaysa, yatağın altında bir lazımlık bulundurarak, onu tuvalete gitmekten
kurtarın.
* YEME İÇME
Hasta çocuk, üstelik bir de ateşi varsa, pek bir
şey yemek istemez. Çocuğunuzu yemek yemeye zorlamayın zaten az hareket ettiği
için kalori gereksinimi de azalacaktır. Yemekler arasında seçim yapmasına izin
verin, örneğin pilav, patates ya da makarna arasından birini seçebilir.
Yemekleri biraz süsleyin, hayal gücünüzü zorlayın. Hasta çocuklar için en iyisi
az yağlı, karbonhidratlar açısından zengin yiyeceklerdir. Uygun yiyecekler
örneğin sebze ya da meyve püresi, komposto, tavuk jambonuyla tost ekmeği ya da
az yağlı et suyunun yanında pilav olabilir. Yeşil elma gibi ekşi meyveler,
galeta gibi unlu mamuller, peksimet ve çubuk kraker aynı zamanda ağzın içini de
temizler. Günde üç büyük öğün yerine, beş küçük öğün verin. Bu, hasta süt
çocukları için de geçerlidir.
Çocuğunuz hiçbir şey yemek istemiyorsa,
hafif tatlandırılmış çay ya da şekersiz meyve sularıyla kalori gereksinimini
karşılayabilirsiniz. Hasta çocuğunuzun yemesinden çok, içmesi önemlidir. Ateş
yükseldiğinde bedendeki sıvılar daha fazla buharlaşarak havaya karışır ve cilt
yoluyla daha fazla mineral ve tuzlar atılır. Kaybedilen sıvıları geri kazanmak
için özellikle hafif çaylar, sulandırılmış meyve suları ya da yağsız et suyu
uygundur. Sıcak içecekleri bir termosta saklayabilirsiniz. Lütfen hasta
çocuğunuza verdiğiniz içecekler buz gibi soğuk değil oda sıcaklığında olsun ki
midesini üşütmesin. Çocuğunuz üç yaşından büyükse, içecekleri ulaşabileceği bir
yere, örneğin komodinin üstüne koyun. Süt çocuğunuzu her zamankinden daha sık
emzirin ve küçük çocuklara bitki çayı konmuş biberonlarını daha sık verin. Bazı
hastalıklarda doktor belli bir rejime uymanızı isteyebilir. Çocuğunuz bu rejime
uymayı reddediyorsa, doktorunuzla olası seçenekleri görüşün.
* GÜNLÜK
VÜCUT BAKIMI
Hasta çocuğunuzu günde bir kere tepeden tırnağa
temizlemelisiniz. Böylece hem çocuğunuz kendini tazelenmiş hisseder, hem de
zayıflayan metabolizması harekete geçer. Yataktaki çocuğunuzun altına bir havlu
serin, bir lifi ılık suyla (yaklaşık 25CC) ıslatın ve çocuğunuzu lifle güzelce
silin. Koltukaltlarım, kasık bölgesini ve boynunu özellikle dikkatli
temizlemelisiniz. Daha sonra küçük hastanızı özenle kurutun.
Çocuğunuz bir
haftadan daha uzun bir süreden beri hastaysa sadece o zaman banyo yapması
gerekir. Su sıcaklığı 35 ila 37°C arasında olmalı, su ancak beline kadar gelmeli
ve banyo beş dakikadan uzun sürmemelidir.
Dişlerin düzenli olarak
fırçalanması özellikle önemlidir, çünkü hasta çocukların genellikle ağızları
kurur ve dillerinde pas olur. Çocuğunuz dişlerini fırçalamak istemiyorsa, ona
ekşi elma ve çubuk kraker verin. Süt çocuklarının sulandırılmış adaçayı içmeleri
de işe yarar. Ağız kuruluğuna karşı en iyi ilaç bol bol bir şeyler içmektir.
İlkyardım önlemi olarak çocuğunuzun ağzını nemli bir bezle silebilir ya da
emmesi için portakal dilimleri verebilirsiniz. Kuru ve çatlamış dudakları dudak
merhemi ya da eczaneden alabileceğiniz yumuşak vazelinle
kremleyebilirsiniz.
"ÇOK SIKILDIM..."
Çocuğunuz iyileşmeye başlayınca,
oynamak ve oyalandırılmak ister. Hayal gücünüzü sınırlamayın. Büyük bir tepsinin
altına iki küçük tencereyi ters çevirip koyarak bir oyun masası yapın. Kâğıt ve
renkli kalemler, lego parçaları, içinden resimler kesebileceği reklam broşürleri
bir çocuğu saatlerce oyalayabilir. Kitap okumak ya da CD dinlemek, televizyon
seyretmenin aksine, çocuğunuzun hayal gücünü canlandırır.
Bulaşma tehlikesi
geçtikten sonra arkadaşlarının hasta ziyaretine gelmesine izin verebilirsiniz.
Bu ziyaretler sağlıklı çocuklar için de önemlidir: Hastalığın yaşamın bir
parçası olduğunu öğrenirler. Komplikasyonsuz geçen bir grip enfeksiyonundan
sonra, ateşsiz geçen bir günün ardından çocuğunuz okula gidebilir. Ana okulu
çocukları iki gün daha evde kalsalar iyi olur. Daha uzun süren ve kronik
hastalıklarda lütfen doktorunuza danışarak, çocuğunuzun ne zaman dışarı
çıkabileceğini öğrenin.
Mümkün olduğu takdirde hasta, ayrı bir odada yatırılmalıdır. Bulaşıcı hastalıklarda bu, kaçınılmaz bir zorunluluktur. Hasta odası aydınlık, havadar ve derli toplu olmalıdır. Odanın normal ısısı 16-18 derece dolayında bulunmalı, hastanın ateşi yükseldiğinde bu ısı düşürülmelidir. Pencere açık tutularak, odanın sürekli havalanması sağlanmalıdır. Yaz aylarında odaya güneşin aşırı derecede girmesi önlenmelidir. Hasta odasının mümkün olduğu kadar gürültüden uzak seçilmesine dikkat edilmeli ve odaya sinek girmesini önlemek için pencereye sineklik takılmalıdır.
Hastanın yattığı yatağın her iki tarafı da serbest olmalıdır. Işığın arkadan gelmesine dikkat etmeli, eğer yatağın bir tarafı duvara dayanıyorsa, soğuğun geçişi önlenmelidir. Temizlik kolaylığı nedeniyle, temizliği kolay yapılan karyola tercih edilmelidir. Hasta çocukların korkuluklu karyolada yatması uygundur. Ayrıca, bakıcının hareket kolaylığı yönünden, yatağın çok alçak olmamasına dikkat edilmelidir. Yatak fazla yumuşak ve çukur olmamalı ve çarşafın altına serilecek bir muşambayla yatağın ıslanması önlenmelidir. Yatak çarşafı çok temiz olmalı ve yatağın üzerine gergin bir şekilde serilmelidir. Çarşafın üstüne ikinci bir muşamba ve onun üstüne de bir örtü serilecek olursa, çarşafın kirlenmesi önlenmiş olur. Yastık sık sık düzeltilerek hasta rahatlatılmalıdır. Ayrıca, yorgan, hastaya fazla ağırlık vermeyecek şekilde ince ve hafif olmalıdır. Hastanın rahatça yatabilmesini sağlamak için ensesine ve dizlerinin altına yastık konabilir. Solunum güçlüğü çeken hastanın baş tarafı yüksekçe olmalı, baygın ya da ameliyattan yeni çıkmış hasta düz olarak yatırılmalıdır.
Sırtı yüksek olarak yatan hastanın kaymasını önlemek için ayaklarının ucuna bir yastık ya da durulmuş bir battaniye konmalıdır. Yaralı hastanın altına havalı yatak konulabilir. Ayrıca, hastanın yatış şekli sık sık değiştirilmelidir.
Hasta odasındaki diğer eşyalar, Hasta Ürünleri
Hasta Malzemeleri. Hasta odasında ikinci bir yatağın ya da bir sedirin bulunması hasta yatağının düzeltilmesi sırasında hastayı yatırmak için bakıcıya kolaylık sağlayacağı gibi, sürekli kontrol altında tutulması gereken hastanın yanında yatılmasına da olanak sağlar. Oturabilecek hasta için odada bir koltuk bulundurulmalıdır. Yatağın başucuna konulacak küçük bir komodinin üstünde gece lambası, saat, hastanın ilaçları ve su gibi öteberi bulundurulabilir. Bundan başka, komodinin gözlerinden de yararlanılarak hastaya gerekli olabilecek şeyler konabilir. Karyolanın ayakucuna bir ateş çizelgesi aşılmalı ve düzgün olarak saptanacak ateş durumu kaydedilmelidir. Eğer komodin dolaplıysa, sürgü ve idrar şişeleri bu dolapta saklanabilir.
Doktor ve ziyaretçiler için de odada birkaç sandalye ve bir masa bulundurulması yararlı olabilir. Hasta odasında bulunabilecek çiçeklerin suyu sık sık değiştirilmeli ve çiçek geceleri odadan çıkarılmalıdır. Yiyecek ve kirli eşyaların hastanın odasında yeri yoktur.
Hasta odasının temizliği ve dezenfeksiyonu
Birçok hastalığın başlıca nedeni pisliktir. Temizlik, vücudu hastalıklardan korur ya da hastalığın ilerlemesini önler. Her ev kadınının evini temiz tutması, her gün temizlemesi olağandır. Ne var ki, hastalıklarda yalnız evin temizliği yeterli olmaz. Evin ayrıca, dezenfektan maddelerle dezenfeksiyonu gereklidir. Böylece, hastalık mikroplarının üremesi ve yaygınlaşması önlenmiş ölür.
Temizlik sırasında kesinlikle toz kaldırılmamalıdır. Bu nedenle temizlik için en uygun araç, elektrik süpürgesidir. Elektrik süpürgesi bulunmadığı takdirde, yerlerin ıslak bir bezle silinmesi gerekir. Toz alırken, kullanılan toz bezi odanın dışında bir yerde sık sık silkelenmelidir. Hasta odasının penceresinden silkelendiği takdirde, kalkacak toz odaya yine girer. Yerdeki halı ve kilimler toz kaldırılmadan toplanmalı ve başka bir yerde silkelenip temizlenmelidir. Temizlik sırasında oda pencerelerinin açılması gereklidir.
Bulaşıcı olmayan hastalıklarda, doktor ya da bakıcının hastanın yanma girmeden önce ellerini yıkaması yeterli olabilir. Bulaşıcı hastalıklarda ellerin yıkanacağı suya dezenfektan bir madde karıştırılmalıdır. Bulaşıcı hastalık durumlarında, hastanın kullandığı bütün giyecek eşyası ve tabak çanak gibi şeyler odadan çıkartılmadan önce dezenfekte edilmelidir. Bu durumlarda, doktor ve bakıcıların temiz, beyaz önlük giymeleri uygundur.



